YÖNELİM VE BAĞIMSIZ HAREKET BECELERİLERİ

Yönelim ve Bağımsız Hareket Becerileri

Yönelim becerileri; kişinin pozisyonu ve çevresindeki önemli nesnelerle ilişkisini belirlemek için görme, işitme, koklama, dokunma duyularını kullanma sürecidir. Bağımsız hareket ise; güvenli, etkili ve bağımsız olarak hedefe doğru hareket etmesi anlamına gelmektedir. Görme yetersizliği olan bireylerin iyi yönelim ve bağımsız hareket becerilerine sahip olmaları toplumsal yaşamdaki bağımsızlıkları açısından son derece önemlidir. Yönelim ve bağımsız hareket becerileri şöyle sıralanabilir:

 

  • Yönelim Becerileri
  • Beden bölümleri
  • Çevreyle ilgili somut kavramlar (kapı, pencere, köşe vb.)
  • Uzay kavramları (sağ, sol, önünde, arkasında, ileride, dik, paralel). Vb.)
  • Yönler
  • Çevresel işaret ve ipuçlarını yorumlama
  • Bağımsız Hareket Becerileri
  • Gören rehberle yürüme
  • Korunma teknikleri
  • Baston becerileri

 

Görme yetersizliği olan öğrencilerin  yönelim ve bağımsız hareket becerilerine ne kadar sahip olduğu mutlaka uzman kişiler tarafından değerlendirilip öğretiminin yapılması gerekir.

Görme yetersizliği olan bireyler bir çok durumda gören bireylerden yardım almak gereksinimi duyabilirler. Bu nedenle görme yetersizliği olan bireye rehber olmak için nasıl hareket edilmesi gerektiğinin bilinmesi önemlidir. Aşağıda uygun biçimde gören rehber olmak için izlenecek basamaklar açıklanacaktır.

    • Görme yetersizliği olan bireyin yardıma gereksinimi olduğunu anladığınızda ona normal bir ses tonuyla “yardım edebilir miyim?” diye sorun. Bu, onu sizin varlığınızdan haberli kılacaktır.

 

  • Eğer yardım etmenizi isterse onun kolundan kavramak yerine onun sizin kolunuzu tutmasını sağlayın eğitimli kör bireyler için elinizin dış yüzeyini onun elinin dış yüzeyine dokundurmanız yeterlidir. Bundan sonra kör birey sizin kolunuzu dirseğinizin hemen üstünden tutacaktır.

 

    • Yürümeye başladığınızda rehberlik ettiğiniz kişinin yarım adım önünden yürüyün. Böylece sizin hareketlerinizden dönüt alabilir. Örneğin; kaldırımdan indiğiniz zaman bunu anlayacak fırsatı olur.
    • Yürüyüş sırasında rastladığınız engelleri normal bir ses tonuyla anlatın. Şimdi merdiven çıkacağız, kaldırımdan ineceğiz gibi.

 

  • Onu bir koltuğa oturtmanız gerektiğinde elini koltuğun-sandalyenin arkalığına dokundurmanız yeterlidir.
  • Dar bir yerden geçerken rehberlik ediyorsanız, kör bireyin kavradığı kolunuzu vücudunuzun arkasına getirin. Böylece kör birey vücudunuzun arkasında kalır ve dar yerden kolayca geçebilirsiniz.

 

Beyaz baston görme yetersizliği olan bireylerin yürürken vücutlarının önünde tutarak zemine hafifçe dokundurdukları bir araçtır. Bastondan gelen dokunsal ve ses uyaranları, kişinin önündeki engellerden önceden haberdar olmasını sağlar. Görme engelli bireylerin güvenli biçimde hareket edebilmesi için baston kullanmaları çok önemlidir.

Baston kullanımına hangi yaşta başlanacağına ilişkin tartışmalar yakın zamana kadar sürmüştür. Başlangıçta, baston kullanma öğretiminin 12 yaşından sonra başlaması gerektiği savunuluyordu. Bağımsız olarak yürümenin çocuğun gelişimi üzerindeki etkileri anlaşıldıktan sonra, baston kullanımının öğretimine mümkün olduğu kadar küçük yaşta başlanmasının yararlı olduğu görüşü kabul edilmiştir. Yapılan bir araştırmada küçük çocuklara sistematik eğitim sunulduğunda kendileri için uyarlanmış bastonu etkili bir şekilde kullanabildikleri saptanmıştır. Sonuç olarak baston kullanımının öğretimine okul öncesi dönemde başlanmasının gerekli olduğu görüşü günümüzde kabul edilmiştir.

Günümüzde bağımsız hareketi kolaylaştıracak birçok elektronik araç da geliştirilmiştir. Ses dalgaları yoluyla yürünen yol üzerindeki engellerden kişiyi haberdar eden lazerli bastonlar, standart bastona tutturulan lazer araçları bunlar arasında sayılabilir. Elektronik bağımsız hareket araçları çok küçük yaşta kullanılmaya başlanarak, çocuğun çevreden daha çok bilgi almasını ve bağımsız olmasını sağlayabilir. Bu araçların dezavantajları arasında pahalı olmaları, uzun bir eğitim gerektirmeleri ve farklı hava koşullarında problem yaratma ihtimalleri vardır.

İyi yönelim ve bağımsız hareket becerilerine sahip olmanın görme yetersizliği olan çocuk üzerinde birçok olumlu etkisi vardır. Bağımsız olarak hareket edebilen çocuk daha çok fiziksel ve sosyal beceri geliştirecek ve hareket etmek için sürekli başkalarına bağımlı olan bir çocuğa göre daha kendine güvenli olacaktır. Bağımsız hareket becerilerine sahip olmak, görme yetersizliği olan bireyin iş bulması ve bağımsız yaşamasını da kolaylaştıracaktır.

Okul İçinde Bağımsız Hareket İçin Sınıf Öğretmenlerine Öneriler

 

  • Ders yılı başında okul binası ve öğrenci için önemli bölümleri (tuvalet, kantin, yemekhane, yönetici odaları, hemşire odası, kütüphane gibi), bu bölümlerin okul içindeki yerleşimleri öğrenciye tanıtılmalıdır.
  • Eğer bir yemekhane bulunuyorsa öğrencinin masasını bulmada güçlüğü olup olmadığı belirlenmeli ve öğrencinin daha kolay ulaşabileceği bir masaya oturtulması sağlanmalıdır.
  • Sınıf içinde sıraların yerleşiminde bir değişiklik yapıldığı zaman bu değişiklik, öğrenciye haber verilmelidir.
  • Sınıf içinde öğrencinin kapıya gitmek, kitaplığa gitmek, tahtaya gitmek için kullanacağı yollarda engeller bulunmamalıdır.
  • Sınıftaki bütün öğrencilerin çantalarını sıralardan taşmayacak şekilde muhafaza etmeleri sağlanmalıdır.
  • Okul bahçesi öğrenciye tanıtılmalı, oyun parkı ve buradaki araçları öğrencinin kolayca bulup bulamadığı, oyun parkındaki araçları kullanırken güvenlik kurallarına uyup uymadığı dikkatle gözlenmelidir.

 

 

Matematik, Sosyal Bilgiler ve Fen Bilgisi

Görme engelliler Matematik, Fen Bilgisi ve Sosyal Bilgiler dersleri normal okul programlarıyla aynı içeriktedir. Bu dersler kullanılan materyaller açısından gören çocuklarınkinden farklılaşmaktadır.

Matematik derslerinde öğrencilerin işlem yapabilmesi amacıyla küp taş ve kasası kullanılmaktadır. Küp taşların üzerinde Braille sayı sembolleri yer almaktadır. Öğrenciler bu taşları kasadaki yerlerine yerleştirerek rakam yazar ve işlem yaparlar. Bunun dışında kör ocuklar için hazırlanacak matematik materyallerinin kabartma olması gerekir.

Sosyal bilgiler ve Fen Bilgisi derslerinde ise kabartma haritalar ve kürelerden yararlanılmaktadır. Fen Bilgisi derslerinde yer alan deney ve gözlemlerde ise öğrencilerin hangi duyularını bilgi almak için kullandıkları göz önünde bulundurularak düzenleme yapılmalıdır. Bilgi edinmek için dokunma ve işitme duyularını kullanan bir çocuğun örneğin erozyonla ilgili bir deneyi mutlaka dokunarak izlemesi sağlanmalıdır. Görmesini kullanan çocukların yapılan deneyleri çok yakından gözlemlemesi gerekebilir.

Dinleme Becerileri

Görme yetersizliği olan bireyler çok önemli bir miktarda bilgiyi dinleme yoluyla edinirler. Görme engelli bireyler iyi dinleme becerilerine otomatik olarak sahip olamazlar. Bu nedenle, dinleme becerilerinin geliştirilmesi eğitim programının önemli bir öğesi olmalıdır.

Dinleme, seslerin farkında olma, sesleri ayırt etme, sesleri anlamlandırma gibi becerileri içerir. İyi dinleme becerilerine sahip olmak çocuğun sözcük dağarcığını konuşma, okuduğunu anlama ve yazma beceri üzerinde de olumlu etkilere sahiptir.

Görme yetersizliği olan çocuklar, özellikle ortaokul ve lise yıllarında konuşan kitaplardan yararlanırlar. Konuşan kitapları etkili bir şekilde kullanabilmek için, iyi dinleme becerilerine sahip olmaları çok önemlidir.

Ülkemizde üniversite seçme sınavlarında görme yetersizliği olan bireylere gören okuyucu verilmektedir. Bu sınavlarda başarılı olmak da iyi dineleme becerilerine sahip olmayı gerektirmektedir.

 

Günlük Yaşam Becerileri ve Sosyal Beceriler

Görme yetersizliği olan birey için günlük yaşam becerileri ve sosyal becerileri ile ilgili araştırmalar, bu çocukların sosyal becerilerinin gelişiminde gecikme olduğu ve yaşıtlarıyla daha az vakit geçirdiklerini göstermektedir. Bunun nedenlerinden biri; görme yetersizliği olan çocukların çevreden gelen sosyal işaretleri göremedikleri için bunlara tepkide bulunamamaları, bir diğeri çevre ile etkileşimlere girecekleri fırsatların yaratılmamış olmasıdır.

Görme yetersizliği olan çocukların sosyal olarak kabul edilebilir davranışlar sergilemeleri toplumla bütünleşmeleri bakımından çok önemlidir. Baston kullanmayı bilmediği için ellerini öne doğru uzatarak yürümek, yürürken diğer insanlara ve engellere çarpmak, giysilerini uyumsuz renklerde seçmek, yemek yerken kaşık, çatal yerine ellerini kullanmak gibi davranışlar görme yetersizliği olan bireylerin okul, toplum ve iş çevresinde sosyal kabul görmelerini engeller.

Görme yetersizliği olan bireylerin bir kısmının sergilediği sallanma, gözünü ovuşturma, başını sağa-sola çevirme gibi stereoptik davranışlar da onların sosyal kabulü önünde önemli bir engeldir. Bu nedenle okul döneminde yapılacak davranışsal uygulamalarla stereoptik davranışların kontrol edilmesi sağlanmalıdır.

Yorum yapın